Karar Verme Süreçlerinde Maneviyatçı Görüş
Bizim
çalışmamızda yakından incelemeye çalışacağımız maneviyat (spirituality)
yaklaşımı, danışanların sıradan yaşamlarının nasıl sıyrılacakları ve kendi iç
derinliklerinde yer alan düşünce, duygu ve anlamlar ile nasıl bağ
kurabileceğini incelemektedir. Bu konu son yıllarda ilgi görmekle birlikte
üstünde çok fazla çalışmanın yapılmadığı bir alan olarak görülmektedir (Sharf,
2017).
Maneviyatçı
yaklaşımda çalışmak, bireyin yapmak zorunda olduğu bir görevden ziyade, kişinin
ruhunu besleyen ve kendi gelişimine öncülük sağlayan birer fırsattır (Dik &
Duffy, 2009). Yani bireylerin kişisel gelişimini sağladıkları bir ortam olarak
ele alınmaktadır. Bundan dolayı çalışmalarda insan yaşamının tamamı bir bütün
olarak ele alınmaktadır. Bireylerin karar verme süreçlerinde motivasyonun,
ihtiyaçların, değerlerin ve ilgilerin önemi diğer kariyer gelişim kuramlarında
olduğu gibi yine ele alınmaktadır (Sharf, 2017). Bu bütüncül anlayış diğer
çalışmacılarında değindiği “Kariyer
kararının genellikle aralıksız devam eden gelişimsel bir süreç içinde
gerçekleşir (Bacanlı, 2008; Bozgeyikli, Bacanlı ve Doğan, 2009).”
açıklaması ile de örtüşmektedir. Yani kariyer karar verme süreçleri gelişimsel
olarak devam eden hayatımızın tamamında önümüze çıkmaktadır.
Maneviyatçılıkta Anlatılmak İstenen Nokta Dinler Midir?
Karar
verme süreçlerinde maneviyatçılık denildiğinde aklımıza ile gelen sorulardan
bir dinin bu görüşteki yeri olmaktadır. Yani maneviyatçılıktan kastedilen şey
dinler veya inançlar mıdır? Yapılan çalışmaların bir kısmı din eksenli ele
alınmıştır. Örneğin Huntley (1997) ve Rayburn (1997) Hristiyanlık eksenli
çalışmalar yaparken, Fox (2003) protestan kilisesinin etkilerini incelemiştir.
Stolz-Loike (1997) ise Yahudiliği merkez alan çalışmalar yapmıştır. Bu konuda
bazı çalışmada dini iyi oluş ile iş doyumu arasında pozitif bir ilişki
bulunmuştur (Robert, Young & Kelly, 2006).
Özellikle
son dönemde ortaya konan diğer çalışmalarda Bloch ve Richmond (2007),
Miller-Tiedeman (1997, 1999), Duffy (2006), Hansen (2001), Skovholt, Hage, Kachgal
& Gama (2007) maneviyatı sosyal değer farkındalığı, başkalarına ilişkin
farkındalık ve kişisel farkındalık alanlarında incelemişlerdir. Diğer bir ifade
ile karar verme süreçlerini ruhsal beslenme ve kendimi geliştirip,
gerçekleştirme anlamlarında ele almaktadır. Sonuç olarak maneviyatçı görüş hem
dini temel alan hem de kişisel gelişimi temel alan çalışmalar yapılmıştır.
Bizim üstünde duracağımız çalışmaların tamamı kişisel gelişimi temel alan kuram
ve görüşler olacaktır. Bu çalışmalarda din konusu danışan tarafından
önemsendiğinde ortaya çıkar ve bu konu üzerine görüşmelerde gerekli
değerlendirmeler yapılır. Aksi durumda görüşmelerde danışanın görüşlerine saygı
çerçevesinde dini vb. bir sınırlama konulmaz.
Kariyer Danışmanı Recep Turan

Yorumlar
Yorum Gönder